HER CUMARTESİ KİD'S PLAY GÜNÜ
NEDİR KİNDS PLAY ?
"BİLGİ İSTASYONUNDA KİD'S PLAY" de çocuklar, yabancı dil gelişimiyle ilgili oyunlar oynar ve ebeveynleriyle zeka geliştirici materyaller kullanarak , yaparak- yaşayarak öğrenmenin, eğitici oyuncaklarla vakit geçirmenin kendini geliştirmenin tadına varır.
"KİD'S PLAY" de aileler, Çocuklarıyla haftaiçi geçiremedikleri sağlıklı ve kaliteli zamanı, Bilgi İstasonunda , geçirme olanağı bulmakta ve çocuga nasıl yaklaşım göstermeleri gerektiğini öğrenmektedirler.
Siz çaylarınızı yudumlarken, çocuklarınızın akran guruplarıyla nasıl da güzel kaynaştığının farkına vararak onları doğal ortamlarında, gözlemleme imkanı bulursunuz.
"KİD'S PLAY" de çocuğunuzla birlikte yer almak için zaman kaybetmeyin.
KATILMAK İSTEDİĞİNİZ SEANS İÇİN TELEFONLA REZERVASYON YAPINIZ.
İRTİBAT TEL
262 373 48 44
535 368 08 58
532 521 62 35
ŞİMDİ OYUN ZAMANI!!!
OYUNUN BAŞARISI
ÇOCUKLAR KENDİLERİNİ OYUN OYNAYARAK ANLATIR
.jpg)
Gerek anne gerek baba gerekse eğitimci olarak bir çocuğu en iyi oyun oynarken gözlemleyip tanıyabiliriz.Yapılan çalışmalar bir öğretmenin,öğrencisiyle oyun yoluyla iletişim kurup ,duygusal yaşantısını da destekleyen eğitimcilerin çocuk üzerinde daha başarılı ve etkili olduğunu göstermektedir.
Çocuğu tanıma ve değerlendirme yöntemlerini düşündüğümüzde aklımıza görüşme,testler ve gözlem yöntemleri gelebilir.Alanda çalışan kişiler olarak biliyoruz ki sıraladığımız tüm yöntemlerin eksik,pratik olamayan ,kısıtlayıcı yönleri olabiliyor.Yetişkinlerle çalışırken yöntemlerin kullanımı pratik olurken çocuklarla çalıştığımızda aynı pratiklikten söz edemiyoruz. İlk görüşmede test veya konuşmayı ret eden bir çocukla karşılaşmak pek de sürpriz olmuyor.Çünkü; Çocuk için herşeyden önce bir yabancıyı temsil ediyoruz.
Çocukları gözlediğimiz de ise ,çocukların birbirleriyle çarçabuk kaynaşabildiğini hatta kavga veya çatışmadan samimi bir ilişkiye geçebildiklerine şahit oluyoruz.Çocukların arasında ki bu iletişim gücünün kaynağı ne peki?
Bu sihirli gücün adı"Oyun"
Oyun;Bir çocuğun işidir.
Oyunun tılsımı nerde saklı.Bu sihirli güç elimizde olursa biz yetişkinler neler yapabiliriz?
Çocuk oyunları çocuk için evrensel bir etkinlik ve onun kendini ifade etme biçimidir.Oyun yoluyla çocuk zihinsel,duygusal,motor ve sosyal becerilerin gelişimini kendi kendine sağlar.Çoğu zaman farkına varmadan kendi psikolojik çatışmalarını kendi sahnelediği oyunun içinde çözer.
Piaget; oyun çocuğun yeni durumları ve yaşantıları özümsemesine yol açar derken, Erikson,oyunu doğal bir deney ortamı olarak değerlendirmiştir.
Bir çocuğun oyununu gözleyerek; kişiliği,zeka düzeyi,ilgileri,duygusal çatışmaları,uyum ve davranış sorunları hakkında bilgi edinebiliriz.
Oyunu çocuğu tanıma yöntemi olarak kullanabileceğimiz gibi tanışma yolu ve tedavi yöntemi olarak da kullanabiliriz.
Oyunun tedavi edici yönü; gerilimi ve duyguların bastırılışını azaltma,kayıplar,örselenmelerin ve başarısızlıkların fantezilerle ödüllenmesine izin verme şeklidir.Kullanılan oyuncaklar,kurulan ilişkiler,ilişkilerin nitelikleri oyunun türü vs.bilgi veri olarak değerlendirilebilir.
ÇOCUĞU TANIMA YÖNTEMİ OLARAK OYUN
ÇOCUĞU TANIMAK NEDİR?
Çocuklar çiçektir; çocuklar melektir; çocuk kavramını daha birçok sıfatla tanımlaya biliriz.Çocuk hakları bildirgesine göre ise 18 yaşını tamamlamamış her birey çocuktur.Çocuk deyince aklımıza;dinamizm,gelişim,hareket, saflık ve bir o kadarda inatçılık ve istikrarsızlık gelebilir.
Gerek mesleki formasyonlarımız gerekse anne baba olarak çocukları tanımak zorunluluğumuz var.
Tanımak bize ne sağlar?
*Öncelikle onu anlamayı,davranışlarının nedenini kavramamızı,
*Onunla empati kurabilmeyi,
*Peşinden daha sağlıklı iletişim kurmayı.
ÇOCUKLARI DEĞERLENDİRİRKEN;
Öncelikle zeka ve gelişimi hakkında, daha sonra ise kişiliği hakkında bilgi edinmeyi isteriz..Bunları öğrendiğimizde onu tanımış oluruz.Bize ilgi alanları,kapasitesi,ilişki tarzı hakkında ipucu sağlar. Bu sayede çok hareketli bir çocuktan uzun süre oturmasını,içe dönük bir çocuktan ilk tanıştığı kişilerle samimi olmasını beklemeyiz.Onu olduğu gibi kabul etmemiz anlaşılmışlık duygusu oluşturacaktır.
Elimizdeki standart yöntemlerin kimi zaman işlevsel olarak kullanma zorluğu çektiğimizi biliyoruz.
ZEKA KAVRAMI
Zeka insan davranışını düzenleyen en üst sentez yeteneğidir.Amaca yönelmek,uyum sağlaya bilmek için geçmiş deneylerden yararlanarak sorunlara çözüm getirebilme yeteneği olarak tanımlanır.
Okul yaşantısında veya genel davranış sorunlarında davranış problemlerine neden olan faktör olarak zeka kavramı gösterilir.Bir çocuğu tanımak,yönlendirebilmek ve ya eğite bilmek için zihinsel gelişim düzeyi hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir.
Zeka Bölümleri;
Sınır Zeka :
Okula gidene kadar fark edilmez.Konuşma yetenekleri gelişir.Kelime dağarcıkları sınırlıdır.Soyut kavramları anlamakta okulda çoğunlukla okuma-yazmaya geçmekde,okuduğunu anlamakta ve muhakeme etmekte zorlanırlar.Dikkat süreleri kısa olabilir.
Oyunlarında ;grup oyunlarına katılabilir ve kuralları anlaya bilirler ancak lider rolünü alamazlar ,yaratıcı oyunlar üretmekte çok başarılı değillerdir.
Hafif Zeka Geriliği:
Konuşma becerilerini erken dönemde kazanırlar. İkinci sınıfa kadar devam edebilirler.Beceri istemeyen rutin işlerde çalışabilirler
Orta Zeka Geriliği:
Temel bakım becerilerini kazanabilirler.Bir kısmı konuşma öğrenebilirler.Okul öncesi eğitimden yararlanırlar.Yakın denetime ihtiyaç duyarlar.Çoğunlukla bireysel ve paralel oyun aşamasını geçmekte zorlanırlar.Grup oyunlarını anlamakta , kurallara uymakta ,rol almakta zorlanırlar.
Ağır Zeka Geriliği:
Öz bakım becerilerini kazanamazlar.Bakıma ihtiyaç duyarlar.Alıştırma oyunlarından ileri düzeyde oyun oynayamazlar.
OYUN ORTAMINDA ZEKA DEĞERLENDİRMESİ
Okul Öncesi Dönem
Okul Dönemi
Gelişim yaşına uygun olarak
-İnce motor becerisi
-Dil gelişimi(kelime sayısı-gramer becerisi-iletişim şekli)
-Kavram gelişimi(Renk-şekil-akademik kav.)
-Dikkat ve hafıza becerisi
Örneğin:renkli legolarla oynanan bir oyun içinde cisimleri büyüklüğü küçüklüğü,rengi,şekli oyun içinde çocuğa sorula bilir veya saklanan nesneleri bulması veya ne olduğunu söylemesi istenebilir.
-Kavram becerisi
-Anlama becerisi
-Muhakeme yeteneği
-Sayı kavramı
-Okuma yazma ,okuduğunu anlam ve sorulan soruları cevaplama becerisi.
Yapılan araştırmalar oyun gelişim dönemlerinin zeka gelişim düzeyiyle eş güdümlü ilerlediğini göstermektedir.Zihinsel engelli bir çocuğun ,gelişim geriliği olan bir çocuğun paralel oyun dönemini geç bitirdiğini,kurallara uymakta zorlandığını gözlemliyoruz.
Üstün yetenekli çocukların ise daha organize ,yaratıcı nitelik taşıyan oyunlar oynadığını,oyuncakların çeşitliliğinden yararlandığını daha çok oyunları yöneten rolünü aldığını gözlemliyoruz.
ÇOCUKLA GEÇİRİLEN KALİTELİ ZAMAN
Anne-babaların en önemli kaygılarından biri çocuklarıyla yeterli zaman geçirememeleri ve bunun çocuklar üzerindeki olumsuz etkisi olmaktadır.
Özellikle çalışan ve dolayısıyla çocuklarıyla baş başa geçirilecek zamanları yetersiz olan anne-babalar bu kaygıyı daha yoğun yaşamaktadırlar. Yoğun iş temposu, başka yaşam zorunlulukları zaman zaman anne-babaların eve çok geç saatlerde gelmelerine ve bu nedenle de bazen neredeyse çocuklarıyla hiç görüşememelerine neden olabilmektedir. Bu noktada bir çok uzman çocuklarla geçirilen zamanın miktarının değil kalitesinin önemine dikkat çeker. Ancak bir çok anne-baba da bu kaliteli zaman; denen şeyin ne olduğu hakkında net bir bilgiye sahip değildir.
Kaliteli Zaman Ne Demektir?
Tüm insan ilişkilerinde olduğu gibi çocuk ile anne-baba ilişkisinde de zamanın paylaşım, etkileşim, karşılıklı duygu alışverişi şeklinde geçirilebilmesi önemlidir. Fiziksel olarak bir arada bulunmak, çocuklar için zamanın birlikte geçirilmesi anlamına gelmemektedir. Çocuklar anne-babalarının kendi dünyalarına aktif bir şekilde katılımına ihtiyaç duyarlar. Birlikte geçirilen zamanın mümkün olduğunda çocuğu dinlemeye, anlamaya, ihtiyaçlarını, sevinçlerini, mutluluklarını, kızgınlıklarını, üzüntülerini, kaygılarını anlamaya yönelik olarak geçirilmesi esastır. Ayrıca çocuklar kendi dünyalarındaki heyecanları anne-babalarıyla paylaşmaya ihtiyaç duyarlar. Kendileri için önemli olan her şeye anne-babanın da aynı ilgi ile katılımını beklerler. İşte çocukla geçirilen zamanın böyle bir paylaşım içinde geçirilmesi durumunda zamanın kaliteli olmasından söz edilmektedir.
Çocuğu Tanımanın Önemi
Anne-baba olmak bir çok beceriyi ve hassasiyeti gerektirmektedir. Çocuğun doğumundan itibaren onu izlemek, tanımak, ihtiyaçlarını, özelliklerini, farklılıklarını, duygularını ifade ediş biçimini kavramak gerekmektedir. Çocuğun söylediklerinin, davranış ve tutumlarının altındaki mesajları kavrayabilmek, söylediği ile söylemek istediği arasındaki farkı gözlemleyebilmek dikkat gerektirir. Bazen çocuklar bazı ihtiyaçlarını talep etmezler. Burada bizim onun ihtiyacını fark etmemiz önemlidir. Her çocuğun kendini ifade ediş biçiminin farklı olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle öncelikle çocukların bebekliklerinden itibaren çok dikkatlice gözlenmeleri önemlidir. Çocukla geçirilecek zamanın içeriğinde hem bir takım becerilerin geliştirilmesine olanak verilmesi hem de oyuna yer verilmesi gerekmektedir. Bu içeriğin belirlenmesi için de çocuğun ve çocuğun içinde bulunduğu gelişim döneminin çok iyi tanınması gerekmektedir Çocuğun bireysel özelliklerinin tanınmasının yanı sıra belirli yaşlara ait gelişimsel ve psikolojik özelliklerin de bilinmesi önem taşımaktadır. Örneğin bir çocuğun yaşadığı korkuların o yaşa ait doğal bir korku mu yoksa fobi mi olduğunu ayırd edebilmek ve ilişkide kullanılacak dili belirlemek önemlidir. Bir önemli konu da çocuğun yaşına uygun olarak yapabileceklerinin ve yapamayacaklarının ayırd edilmesidir. Bazen anne-babalar çocukların bazı becerilerinin gelişmesi için fırsat yaratmadıkları ve bu nedenle çocukların yaşlarına ait becerileri geliştiremedikleri bilinmektedir. Örneğin eline hiç kalem verilmeyen çocuk çizgi çizme becerisini geliştiremeyecektir. Birlikte geçirilecek zamanın içeriğinde çocuğun yaşına ait becerileri sergileyebilmesine ve geliştirmesine fırsat vermek de önemlidir. Bazen de tam tersi olarak aileler çocukların gelişim düzeylerinin çok üzerinde bazı becerileri sergilemeleri konusunda çocukları zorlayabilmektedirler. Böyle bir tutum da çocuğun yoğun performans kaygısı ve yetersizlik duygusu yaşamasına neden olabilmektedir. Yine bazı çocuklar yaşadıkları değişik duygusal ve algısal sorunlar nedeniyle bazı becerileri yaşıtlarına göre daha geç geliştirebilmektedirler. Böyle bir durumda da çocuğun yapabileceğinden daha fazlasını beklemek aynı tür kaygılara ve yetersizlik duygularına neden olabilmekte, bunun sonucunda da çocuğun daha da başarısız olmasına neden olabilmektedir.
Birlikte Geçirilen Zamanın İçeriği
Çocuk denince akla gelen ilk şey oyundur. Çocuklar dünyayı oyun aracılığıyla tanırlar. Bazen oyun için bazı malzemeler kullanırlar. Oyuncaklar, çevredeki objeler, kişiler, olaylar, doğa, yapılar, araçlar, hayvanlar, yollar çocuk için oyun, öğrenme ve eğlence malzemesi olabilir. Bu nedenle de anne-babanın oyun oynaması, oyunun bir parçası olması veya oyuna aracılık edebilmesi çok önemlidir. Oyun hem çocuğun ihtiyacını karşılayan, hem de anne-babanın çocuğu yakından tanımasını ve takip etmesini sağlayan bir aktivitedir. Oyun oynarken çocuğun özgür olması, kendini rahat ifade edebilmesi ve yargılanmaması önemlidir. Bize daha çocuksu veya bebeksi görünen bir oyun ve oyuncak çocuğumuzun önemli bir ihtiyacını karşılıyor olabilir. Oyun oynayabilmek anne-baba için her zaman kolay olmamaktadır. Bazı kişilerin böyle bir yatkınlığı olmayabilir. Böyle bir durumda da oynayabileceğimiz, keyif aldığımız oyunlarla keyif almadıklarımızı birbirinden ayırmak önemlidir. Belki de anne ve babanın oyun paylaşımı yapmaları gerekmektedir. Örneğin anne evcilik oyununu daha keyifli oynayabilirken baba da top ve bahçe oyunlarında çocuğa eşlik edebilir. Çünkü sıkılarak, keyif almadan oynanan oyunlar çocukların da sıkılmasına ve oyundan tatmin olamamalarına neden olmaktadır. Tabi tüm oyunlar sizi sıkıyorsa bu durumda çocuğunuzda oyun paylaşabilme olasılığınız olmayacaktır. Bu nedenle her anne-babanın oyun öğrenmek, oynamak ve yatkınlık kazanmak konusunda çaba sarfetmesi gerekmektedir.
Oyunda çocuğu gözlemek ve duygularını ifade etmesi için ortam yaratmak da önemlidir. Özellikle okul öncesi yaşlarda evcilik, kukla gibi dramatizasyon oyunları çocukların iç dünyalarını yansıtmaları için çok önemlidir. Bu tip oyunlar için gerekli malzemelerin bulundurulması da bu açıdan önem taşır. Ayrıca resim de çok önemli bir oyun ve ifade aracıdır. Çocuklar dış dünyayı, kendi duygularını ve yaşadıklarını resim ve boyalar aracılığıyla genellikle çok açık bir şekilde ifade ederler. Bu nedenle bol bol resim malzemesi almak ve bu konuda onu desteklemek önemlidir. Tüm diğer oyun ve aktivitelerde olduğu gibi resim sırasında da çocuğa öğretici olmak yerine serbest bırakmak önemlidir. Örneğin çocuğun kırmızıya boyadığı bir bulutun ısrarla maviye boyanmasını istemek yerine boyadığı kırmızı bulutun onun için ne ifade ettiğini konuşmak birlikte geçirilen zamanın daha kaliteli geçirilmesi anlamına gelecektir. Elbetteki çocuklara bilgiyi öğretmek de önemlidir. Ancak özellikle oyun sırasında bu zamanın bir paylaşım ve rahatlama zamanı olduğu unulutmamalı, çocukta performans kaygısı yaratacak şekilde öğretici ve zorlayıcı olmamaya özen gösterilmelidir.
Kaliteli zamanın içeriğinde en önemli hususlardan biri de çocukların duygularının anlaşılması yani empatik olunmasıdır. Empati çocuğun duruşundan, bakışından, söylediklerinden, bazen söylemediklerinden ne hissettiğini anlamaya çalışmak ve bunu çocuğa geri bildirmek anlamına gelmektedir. Çocukların da tıpkı yetişkinler gibi daha kolay ifade ettikleri duygular vardır. Örneğin çocuklar öfkeyi daha kolay ve çabuk ifade ederler. Ama genellikle öfkenin altında daha farklı, bazen yumuşak, üzücü, sıkıntı veren başka bir duygu olabilir. Bizim bu altta yatan duyguyu anlayabilmemiz ve bunu çocuğa fark ettirmemiz önemlidir. Çünkü ifade edilen duygular, kabul göreceğinden kuşku duyulmayan duygulardır. Eğer biz çocuğumuzun her türlü duygusunu kabul edeceğimizi ona fark ettirirsek onun da bu duyguları ifade edebilmesi kolaylaşacaktır. Empati bir çok kişide doğuştan var olabilen ama aynı zamanda öğrenilebilen bir beceridir. Ancak üzerinde düşünmeyi ve çalışmayı gerektirir. Söylenen sözlerden direkt anlamlar çıkarmaya alışık olmamız durumunda söylenenin altında yatan gerçek duyguyu anlama fırsatını da kaçırabiliriz. Bu nedenle her anne-babanın öğrenmesi gereken bir başka beceri de empatidir.
Çocuğumuzla geçirdiğimiz kısa zamanda onunla açık, yakın, anlayan, dinleyen bir rolde ilişki kurabilirsek, çocuğumuzun da böyle bir zamandan tatmin olma olasılığı artacaktır. Böylece birlikte olunan zamanlara problem taşınmayacaktır. Çocuklar birlikte olunan zamanlar gergin olduğunda anne-babadan ilgi alma yolu olarak kızgınlığı, agresyonu, problem durumlar yaratmayı kullanmaktadırlar. Oysa birlikte kaliteli zaman geçirmek çocuğu tatmin edeceği için anne-baba ile ilişki için başka bir yol denemesine gerek kalmayacaktır.
SİZDE ÇOCUĞUNUZLA FAALİYET YAPMAYA VAR MISINIZ? |